eh ben yazmasam olmazdı. bu kadar nasıl bekledim bende şaşırdım. sanırım tüm görüşleri görmek istedim. bugünlerde her kanalda, nette, gazetelerde ve köşelerde bu konuşuluyor. kimi başörtüsü diyor, kimi türban, kimi sıkmabaş…
kimin ne dediğinin önemi yok aslında. ne olduğununda önemi yok. bu bir özgürlüktür. buna karşı olmak, en açık tabiri ile “vicdansızlıktır.” gelin kısaca itirazları bir değerlendirelim;
deniyor ki bir; “başörtülüler girerse, açıklar üzerinde baskı oluşur. onlar da kapanır.” bir kere bu açıklara hakarettir. yani açıklar bu kadar “karaktersiz” midir de böyle birşey söylenmektedir, ki zaten açıklar ve kapalılar -bu yaklaşım ne kadar doğrudur tartışılır ama- hep kol kola gezmektedirler.
deniyor ki iki; “başörtülüler üniversiteye girerse laik cumhuriyet biter.” eh be kardeşim bu yasağın geçmişi nedir ki? yukarıya tamamlarsak 15 yıl. bundan önce yıkılmayan laiklik bundan sonra mı yıkılacak. bu tamami ile bir aldatmacadan ibaret. kuruntu demiyorum. çünkü halkı “kasıtlı” olarak yanılttıklarını biliyorum. ayrıca bu insanlar bizim insanlarımız değil mi? suçlu mu bu insanlar? dışarıda kapalı gezerken yıkamadıklarını, üniversitenin 4 duvarı altına girince mi yıkacaklar.
deniyor ki üç; “islam’da örtünme yoktur” veya “saçların tamamen kapatılması gerekmemektedir.” buna cevap yazmaya bile lüzum olmasa da, yazmamız şart. bu ne hukukçuların, ne de siyasetçilerin verebileceği bir fetvadır. özellikle de bunu yapan kesimin “dine karşı soğuk” bakışı bu kadar aşikâr iken pek inandırıcı ve gerçekçi olmaz. değilde zaten. bu konuda yetkili bir “cumhuriyet kurumu” vardır -diyanet- o da “başörtüsü dinin emridir.” demiştir. ama biz biraz fantazi yapalım. velev ki dinde böyle bir zorunluluk yok, yani farz değil. hatta başörtüsü takan bayan müslüman bile değil. ama başörtüsünü moda olarak takmak istiyor veya kendince başka şekilde kutsallık yüklenmiş bunu engelleyebilir misin? hayır. çünkü bu kişisel bir özgürlüktür ve kimseye bir zararı yoktur.
deniyor ki dört; “türban siyasi simgedir.” bana göre değildir ama, velev ki siyasi simge diyelim. ne olur be kardeşim, ne olur? üniversitemin ilk senesinde komünist arkadaşların okulda siyasi bildiriler dağıtması, orak çekiç bayraklar asmaları, deniz gezmiş posterleri ile konserler vermeleri beni hiç rahatsız etmedi, etmiyor. hatta bunu demokratik hak ve gereklilik olarak görüyorum. gençlerin siyaset ve ciddi meselelerden uzak olan insanlar olduğu şu günlerde bu en büyük gereklilik.
deniyor ki beş; “onlar başörtüsü ile girerse, biz de mayo ile gireriz.” heyecanla bekliyoruz (:
yazım tarihi: 2008
_Bir garip yolcu:
ayakta alkışlıyorum. bu kadar güzel özetleme ve tespitler için.
Bir de ben ilk defa girdim bu siteye. neden büyük karakter kullanılmıyor ve kullandırılmıyor ?
_muratsahin:
İşte her zaman bunu olay haline getirenler sözde atatürkçü ve halkçı görünenlerdir. Kendileri devleti düşünür gibi görünür. lakin halkıını görmez onu hor görür, “hödük” denilecek kadar hakaretler ederler.
Sözde modern ülkenin modern bekçileri :)
iyi günler, iyi geceler.
_vicdone:
yazımı okuyup yorum yapdığınız için siz sağolun arkadaşlar.
#bir gairip yolcu;
hocam blogun konseptini böyle düşündüm. böyle daha hoş gözüküyor göze. hem daha az imlâ hatası oluyor (:
#muratsahin;
her zaman dedim yine diyorum. bu ülkede komünist adamla karşılıklı konuşursun ama kemalist adamla konuşamazsın. hep kafasında belli dogmalar ile durur karşında. kemalist olamama hakkın yoktur. eğer değilsende cahilsindir, yobazsındır.
saygılar,
_Gazoz:
Bu konu hakkında erkekler belki kadınların nasıl ve neden örtündüklerini veya bir kadın için ne denli bir önemi olduğunu anlamayabilirler. bu yüzden karşı duran erkekleri yine anlayabilirim. ama bu örtüye siyasi simge, bilinçsiz kapatış tarzı diyen kadınları gerçekten anlamıyorum. bu şartlar altında örtünmek, dinini yaşamak gerçekten kolay bir iş değildir. Ayrıca bu şey olsa olsa dini simge olur, neden siyasi simge olsun?
_3k:
ne diyebiliriz ki. bir kesim insan rant kapıları kapanacağından, bu ülkenin insanına eziyet ediyor ve bunu da laiklik, cumhuriyet vs. söylemleriyle süslüyorlar.
yasağı savunanlar, eğer bir gün herhangi bir nedenle, türkiye’de yada başka bir ülkede rencide edilirlerse ne demek istediğimizi anlarlar. mesela;
çok başarılı bir türk eğitimi için bir ülkeye gitse, o ülkede yok biz burada türk öğrenci almıyoruz deseler, ne düşünecekler. bu örnekle şimdiki durumun arasında ne fark var. üniversitelerde biz kapalı kız almıyoruz diyor.
_vicdone:
#gazoz;
çok haklısın. “bizi kapatacaklar” diye bağıran çağdaş(!) hanımlarımız, kapalı bayanları zorla açmaya çalışıyorlar. bunun ne akıl ile nede vicdan ile alâkası olabilir. buna söylenecek “tekbir” söz var; “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.”
#3k;
yasağı savunanların, bu kadar detaylı düşünebileceklerini ve mantıklı bir sonuca varsalar da bunu vicdanlı bir şekilde yerine getireceklerini tahmin etmiyorum.
_vicdone | ruzzname » arşiv » özgürlük mü dedik?:
[...] olursanız; şu gündemimizden düşmeyen -düşemeyen- türban tabii ki, geçen bu konu hakkında burada bir [...]
