şu anda görmekte olduğunuz tasarım geçicidir. yeni tasarım hazırlanana kadar idare edeceksiniz. anlayacağınız "yok efendim götüm gibi blog yapmış", yok efendim "eşşek bağlasan durmaz." türü söylemlerden kaçınalım. bu arada içerikler de eksik belirteyim. takipte kalın. yönetim (yani ben)

ana sayfa · bencelerim · cennet'e açılan kapı.şiirlerim · fotolarım · iletişim

2009.15Haziran

Bakma yüzüme,
Bakışların intihar.
Yalanlar duyuluyor,
Sessiz çığlıklarımdan.
Gözyaşlarımda yüzüyorum, hep
Akıntının aksi istikametinde.
Kulaklarımda, yalnız senin sesin.
Bakışlarım anlamsız…
Dur gitme,
Ben gidiyorum.
Dayanamam,
Gitmelerine.
Yaşayamam,
Beni sevmeyen, bir senle…
Yazım Tarihi: 07.haziran2009

devamını oku · yorumsuz

2009.4Haziran

Ben seni seviyorum.
Seni değiştirirsem,
Kimi seveceğim…
Yazım Tarihi: 25mayıs.2009

devamını oku · yorumsuz

2009.4Haziran

aslında bir hayattır akıp giden,
güzelliğini sen belirlersin.
bazen içine hüzün ve keder,
kimi zaman neşe atar,
ama hep bir adım daha ilerlersin.
yürü, bakma ardına.
aynı lezzeti almamalı insanlarla.
fark yaratmalı.
son saniyelerini yaşıyor dahi olsan.
elini kalbine koyduğunda,
gözünden yaşlar akıtarak,
“yaşadım!” demelisin.
hiç ölmemecesine…
işte şimdi,
senin kadar güzel oldu hayat.
arzu’ya…
yazım tarihi: 15mayıs.2009

devamını oku · yorumsuz

2009.4Haziran

Tek başıma uzansam yatağıma,
Baksam,
Tavandan akıp giden, renkli tozlara.
Tozlar hep gri mi olur?
Sesler geliyor çok uzaklardan.
İnsanlar var etrafımda,
Peki,
Nedir bu sessizlik?
Uyumalıyım, konuşmalıyım.
Anlatmam gerekenler var,
Saklıyorum, bin yıldan beri.
Uykumda anlattıklarım,
Anlattım sayılır mı?
Bazen diyorum, sıksık.
Sesim alabildiğine kısık.
Hatta,
Ağzımdan bile çıkmıyor sözler.
İçimdense, hızla geçiyor.
Ve diyorum ki,
Mutluluk,
Bana yakışır mı?
İki yüzüm var benim.
Gerçek yüzümü göremez kimse.
Ben bile korkarım görmeye.
Belki de çok sevdiğimden,
Karanlığı.
İnsan özler mi,
Görmediğini [...]

devamını oku · yorumsuz

2009.16Nisan

Bir kurşun daha beynime.
Normalde kalp demeli şairler,
Kalp benim için anlamsız artık.
Bir beynim kaldı.
Organ olarak değil,
Ruhen aslında.
Bu son noktası,
Bende kalanların.
Son kırıntılar.
Kaybediyorum.
Zihnim bulanık.
Halüsinasyonlar görmem,
Yakındır.
Güvenmemeliydim,
Kimseye.
Yanılmışım…
Seni zaten kaybetmiştim.
İçimde de kaybediyorum.
İşin kötüsü,
Kendimi,
Benliğimi,
Hayatımı,
Kaybediyorum.
Ölüm ne?
Ne zaman gelecek?
Gelecek yok!
Benim için.
Yanıyorum.
Sadakat yok!
İçimdeki karamsarlık,
Bitmez,
Bitemez.
Gidiş, ama son kez.
Belki bulurum orda seni.
Bulmalıyım.
Yoksa…
Ne olur,
Benimle kal,
Ruhumda kal.
Sadece…
Yazım Tarihi: 2009.16nisan

devamını oku · yorumsuz

2009.12Nisan

Gururun olmayacak, deseler keşke.
Bana en büyük sürpriz olur.
Bulamaz mı İsviçreli bilim adamları,
Bu kez de kibire, gurura çare.
Hep gereksiz uğraşlar peşindeler.
Gururum olmasa, çözerim her sorunu kendim.
Çözmeli birileri,
Çaresi yok mu?
Bu gururum yüzünden,
Tutuşturup tüm evi,
Kendimi yakasım gelir.
İnadım katırdan, keçiden beter.
Yeni bir form, yeni bir tür oldum artık
Bu inadı çözenin.
Eğilip önünde.
Ayaklarından öpesim gelir.
Yazım tarihi: 2009.12nisan

devamını oku · yorumsuz

2009.7Nisan

Bir kadın ölür.
Sokakta yalnız bir adam.
Yüzü karanlık, ağzı güleç.
Nasıl başarıyor böyle durmayı.
Ruhu katran kaplı,
Ona buna saldırıyor.
Onsuz eğlence olmaz.
Nasıl başarıyor.
Bir adam ölür.
Ruh gibi dolanır sokaklarda.
Eğer gelirse, ayda bir sokağa çıkma isteği.
Belki yağmur yağdıysa.
Ve boşsa sokaklar kalbi kadar.
Elleri havada yalvarıyor.
Kabul olur dualar,
Emin.
Kimse anlayamaz onu başka.
Kimse anlamıyor.
Anlasalardı yalnız olmazdı zaten.
Kader ağlarını örer elbet.
Bir kadın ölür,
Adam zaten ölü.
Yazım tarihi: [...]

devamını oku · yorumsuz

2009.5Nisan

Her geçen yıl,
Bir adım daha yaklaştırır bizleri ölüme.
Ölümü seviyorsan sorun yok,
Ya sevmiyorsan…
Niyedir öyleyse bu kadar sevinç, mutluluk.
Sevinç ve mutluluk, aslen aynı anlamdadır.
Ama büyütülmelidir bugünün coşkusu.
Kızılmalıdır hatırlamayanlara,
Onları üzmek pahasına da olsa…
Bencillikte ve kibirde tavan yapılmalıdır.
Yoksa kendimize,
Yine kendi gözümüzde,
Nasıl daha fazla anlam yükleriz.
Nasıl değerli kılarız kendimizi, kendimize…
Ve yine bugün, yeni doğumlara gebe.
Belki kin, belki nefret, belki sevinç
Ve [...]

devamını oku · yorumsuz

2009.8Ocak

her saniye,
zamandan çalan bir saniye.
sessiz ve nedensiz dinlemeli yaşamı.
oysa ne kadar yaşıyoruz ki,
bilinmeyen pekçok şey içinde.
bilinmeyen bir ölümden korkan insan,
hergün binlerce bilinmeyenle,
sarmaşdolaş.
ne kadarda mutlu onlarla,
olanlarla.
oysa ben çoktan ölmüşüm.
sende, onlar da.
kim farkında ki doğarken öldüğünün.
bir sürü bilinmeyen,
bilinmeyendir insanı korkutan, pişman eden.
yapmadıklarım, ertelediklerim
terkettiklerim.
bu oldu mu emin değilim.
ölüm varmış ufukta, korkmalı mıyım?
otobüsteyim, bir otobüste yanımda,
arada sadece iki cam,
güzel [...]

devamını oku · 4 yorum

2008.30Kasım

“Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?” kitapın arka kapağındaki etkili paragraflardan bir tanesi bu. Peki etki sadece bununla mı sınırlı? tabii ki hayır. Kitap sadece soruları sorup bırakıyor sanmayın. Baş sayfadan, son sayfaya ulaştığınızda (ki bu yalnızca 2-3 gününüzü [...]

devamını oku · 4 yorum